Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM CHP Grup Toplantısı’nda milletvekillerine, parti kadrolarına ve yurttaşlara seslendi.

Yaklaşık üç yıl sonra yeniden CHP’nin Meclis’teki grup kürsüsüne çıkan Kılıçdaroğlu; Türkiye’nin ekonomik sorunları, hukuk ve adalet sistemi, siyasi ahlak, mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sıkıntılar ve TBMM’deki oy pusulası tartışması hakkında açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına parti örgütlerine ve toplantıyı izleyen vatandaşlara teşekkür ederek başlayan Kılıçdaroğlu, CHP kadrolarına şöyle seslendi:

“Benim umudum da sizlersiniz. Türkiye’yi geleceğe taşıyacak olanlar sizlersiniz. Yeni bir yol haritası belirleyecek olanlar sizlersiniz. Halkla kucaklaşanlar sizlersiniz. Kadın erkek ayrımı yapmadan toplumun her kesimiyle kucaklaşan sizlersiniz. ‘Önce halkımız, önce vatan, önce Türkiye’ diyen sizlersiniz.”

“Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının başında mücadele mesajı vererek şu ifadeleri kullandı:

Kemal Kılıçdaroğlu Ankara'da Mevsimlik Tarım İşçileriyle Buluştu
Kemal Kılıçdaroğlu Ankara'da Mevsimlik Tarım İşçileriyle Buluştu
İçeriği Görüntüle

“Hiç merak etmeyin! Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez. Hiçbir gücün…

Sadece ve sadece haklının önünde eğiliriz. Hakkı arayanların önünde, halkın önünde eğiliriz. Onlara saygı duyarız ama gücün önünde eğilmeyiz.

Bizim yeniden, güçlü bir iradeyle alana çıkmamız lazım.”

“CHP’liler kimsesizlerin kimsesi olmak zorundadır”

Türkiye’nin unutturulan sorunlarını yeniden gündeme getirmek zorunda olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, CHP’nin halkın partisi olduğunu vurguladı:

“Bu ülkenin unutturulan ama herkesin yaşadığı sorunlarını yeniden hatırlatmak zorundayız. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Çünkü biz halkın partisiyiz. Çünkü biz halka inananların partisiyiz. Halkla birlikte yaşayanların partisiyiz.

Biz saraylarda oturmuyoruz, köşklerde oturmuyoruz, villalarda oturmuyoruz. Biz kendi evlerimizde ailecek huzur içinde yaşayıp herkesin de huzur içinde yaşayacağı bir Türkiye özlemiyle mücadele ediyoruz.”

CHP’nin sıradan bir siyasi parti olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Cumhuriyet Halk Partisi devlet kuran partidir. Cumhuriyet Halk Partisi devlete yön veren, çağdaşlığı arayan ve çağdaşlığı her alanda Türkiye’ye getirmek isteyen bir partidir.

Cumhuriyet Halk Partisi, ülkesinin sorunlarıyla ilgili en sağlıklı çözümleri üreten ve halka sunan bir partidir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün çok güzel bir cümlesi var. Der ki: ‘Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.’ Cumhuriyet Halk Partililer o kimsesizlerin kimsesi olmak zorundadırlar.”

“Toplumun unutulan kesimlerinin yanındayız”

CHP’nin siyasetin ve medyanın gündeminden uzak kalan vatandaşların sorunlarına sahip çıktığını belirten Kılıçdaroğlu, mevsimlik tarım işçilerini örnek gösterdi.

Kılıçdaroğlu, Ankara’da mevsimlik tarım işçilerini ziyaret ettiğini ve işçilerin çocuklarının eğitimden uzak kaldığını anlatarak Millî Eğitim Bakanlığına çağrıda bulundu:

“Bizler toplumun unuttuğu, medyanın unuttuğu, evlerinde viski kadehleriyle siyaset yapanların unuttuğu kişilerle beraber oluyoruz. O kişilerin Türkiye ile ilgili sorunları var mı? Var. Kendileriyle ilgili sorunları var mı? Var. O sorunların çözümü için onların yanındayız. Hiç kimseyi yalnız bırakmayacağız.

Daha geçenlerde Ankara’da mevsimlik tarım işçilerine gittim. Bir buçuk milyon tarım işçisi var. Onlar çoluk çocuk, yaşlı genç geliyorlar. Tarımın ana aktörleri bunlar. Ürünleri toplamasalar piyasaya ürün süremezler.

Çocukları okullarını terk etmişler. Buradan Millî Eğitim Bakanına çağrı yapıyorum: O çocuklara geçici de olsa öğretmen görevlendirin. Sağlık Bakanına da sesleniyorum; oradakilerin sağlık sorunlarıyla ilgilensinler.”

Kılıçdaroğlu, çöpten kâğıt, demir ve plastik toplayarak geçimini sağlayan vatandaşların sorunlarına da CHP’nin sahip çıktığını söyledi.

“Bizim tek derdimiz halktır”

Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye hedeflediklerini belirten Kılıçdaroğlu, Aile Destekleri Sigortası önerisini hatırlattı:

“Biz hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye özlüyoruz. Her evde huzurun, her sofrada bereketin olmasını istiyoruz. Bizim hedefimiz o.

Çünkü biz çalıp çırpmayı bilmeyiz. Bizim o işlerle ilgimiz yoktur. Bizim tek derdimiz halktır, halk!”

Kılıçdaroğlu, CHP’nin vatandaşların kimliği, inancı ve yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmayacağını belirterek şöyle konuştu:

“Hiç kimsenin kimliğini siyaset konusu yapmayız. Hiç kimsenin inancını siyaset konusu yapmayız. Hiç kimsenin yaşam tarzını siyaset konusu yapmayız. Her vatandaşın başımın üstünde yeri var.”

Demirtaş, Atalay ve Kavala açıklaması

“Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıracağız” diyen Kılıçdaroğlu, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldıracaklarını ve üniversitelere özerklik kazandıracaklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Hiç kimse endişe etmesin. CHP iktidarında ne Selahattin Demirtaş hapiste kalacak, ne Can Atalay kalacak, ne Tayfun Kahraman kalacak, ne Osman Kavala kalacak, ne Selçuk Mızraklı kalacak ne de avukatlar hapislerde kalacak.

Bu ülkede hak olmazsa, hukuk olmazsa, adalet olmazsa ülke nereye gidecek? Birilerine çalışan bir devlet olmaz. Devlet halk için çalışır, millet için çalışır.”

“Hesap sormaktan da hesap vermekten de çekinmeyiz”

Siyasetin ahlaki bir zeminde yapılması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, CHP’nin devletin kaynaklarına kişisel çıkar amacıyla yaklaşan bir gelenekten gelmediğini söyledi:

“Biz ahlaki zeminde siyaset yaparız. Ahlak bizim için vazgeçilmezdir. Ahlaki zeminde siyaset yapmazsanız cebinizi doldurmakla meşgul olursunuz, halkı unutursunuz.

Biz devletin kör kuruşuna tenezzül eden bir siyasi gelenekten gelmiyoruz. Biz Mustafa Kemal’in, İsmet İnönü’nün, rahmetli Ecevit’in ve Baykal’ın geleneğinden geliyoruz.

Biz hesap sormaktan çekinmeyiz, hesap vermekten de çekinmeyiz. Benim siyaset anlayışımda hesap vermek, bir siyasetçi için onurlu bir görevdir.”

Kılıçdaroğlu, CHP’nin parayla, villalarla ve arsalarla ilgilenmediğini belirterek, “Bizim işimiz, bir çocuğun sorunu varsa o soruna kilitlenmektir; bir aile geçinemiyorsa o ailenin geçimini sağlamaktır” dedi.

Siyasi Ahlak Kanunu vurgusu

Siyasi Ahlak Kanunu önerisini Meclis gündemine ilk taşıyan partinin CHP olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, siyasette dürüstlük ve hesap verebilirlik çağrısı yaptı:

“Siyasette ahlak olmazsa sorunlar çözülmez. Siyasette dürüstlük olmazsa sorunlar çözülmez. Siyasette ahlakı bir tarafa atıp cebinizi doldurursanız halktan uzaklaşırsınız, halk siyasete güven duymaz.

Bu parlamentoya Siyasi Ahlak Kanunu tasarısını ilk kez getiren partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Yolsuzun yanında durulmaz, hırsızın yanında durulmaz, malı götürenlerin yanında durulmaz. Ahlakın yanında, erdemin yanında durulur.”

“CHP iktidarında hesabını soracağız”

Yolsuzluklarla ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasıyla mücadele edeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, Ankara’nın “parsel parsel satıldığı” yönündeki geçmiş açıklamaları hatırlattı:

“Devleti soyanlarla da mücadele edeceğiz, devletin hazinesini boşaltanlarla da mücadele edeceğiz. Soyguncularla iktidar sahipleri arasındaki bağı gayet iyi biliyoruz.

Bir dönem ‘Ankara’yı parsel parsel sattılar’ diyorlardı. Peki bu parsel parsel satan adam nerede? Elini kolunu sallayarak geziyor. Kim olursa olsun, Ankara’yı parsel parsel sattıysan CHP iktidarında o parsellerin hepsinin hesabını soracağız.”

Kılıçdaroğlu, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda da iktidarı eleştirerek, yalnızca uyuşturucu kullanıcılarının değil, uyuşturucuyu Türkiye’ye getiren yapıların üzerine gidilmesi gerektiğini söyledi.

Meclis’teki oy pusulası tartışması

Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulunda daha önce yaşanan oy pusulası tartışmasını da gündeme getirdi.

Bir kanun görüşmesi sırasında salonda bulunmayan AK Parti milletvekilleri adına oy pusulası gönderildiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bu Mecliste bir kanun görüşülüyor. Kanun görüşülürken AK Parti milletvekillerinin büyük bir kısmı yok. ‘Biz buradayız’ diye oy pusulaları gönderiyorlar. Kaç kişi? 76 AK Parti milletvekili.

Bir milletvekili, yani milletin vekili sahte oy pusulası kullanırsa bu milletvekilinin bu memlekete ne faydası olur?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı bu olayın üzerine gitmezse, gereğini yapmazsa bunu her yerde ve her ortamda söyleyeceğiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sahte oy kullanıldığı iddiası belgelendi. Yetmiş altı milletvekili… Bunları unutmayacağız, dillendireceğiz.”

TBMM tutanaklarına da yansıyan tartışmada, isimleri okunan milletvekillerinden 76’sının salonda bulunmadığı belirtilmişti. Oy pusulalarını kimlerin düzenlediğine ilişkin tartışma konusunda ise kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

“Ucuzlayan tek şey çalışanın alın teri”

Ekonomi yönetimini eleştiren Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin yüksek faiz politikaları nedeniyle üretimden uzaklaştığını savundu.

Türkiye’nin Arjantin’den sonra dünyadaki en yüksek faizlerden birini ödediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, iktidarın “faiz haramdır” söylemiyle uyguladığı ekonomi politikaları arasında çelişki bulunduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

“Faiz haramdır diyorlardı. Nasıl oluyor da dünyanın en yüksek faizlerinden birini veriyorsun? Senin verdiğin faiz helal oluyor da başkasının verdiği faiz mi haram oluyor?

Faize teslim ederseniz bir ülkeyi tefecilere teslim etmiş olursunuz. Biz tefeciye karşıyız, yüksek faize karşıyız. Biz üretenin, alın teri dökenin, risk üstlenenin, sanayicinin, esnafın ve çiftçinin yanındayız.”

İktidarın açıkladığı ekonomik verilerle vatandaşın yaşadığı hayat arasında büyük fark olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Saray başka bir Türkiye’de yaşıyor, bizim Türkiye’mizde değil. Onlar rakam anlatıyorlar ama millet pazara çıkamıyor. Onlar pembe tablolar çiziyorlar, millet evine et götüremiyor. Onlar ‘Ekonomi büyüyor’ diyorlar, vatandaşın sofrası her geçen gün biraz daha küçülüyor.

Bu ülkede ne ucuzladı? Ekmek mi ucuzladı? Et mi ucuzladı? Süt mü ucuzladı? Elektrik mi ucuzladı? Doğal gaz mı ucuzladı? Kira mı ucuzladı?

Ucuzlayan tek şey var: Çalışanın alın teri.”

“Devlet yönetiminde ciddi bir güven krizi var”

Türkiye’nin yalnızca ekonomik krizle değil, ciddi bir güven kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Kılıçdaroğlu; hukuk, adalet ve ekonomi yönetimine duyulan güvenin azaldığını söyledi:

“Devlet yönetiminde ciddi bir güven krizi var. Hukuka güven azalmış, adalete güven azalmış, ekonomiye güven azalmış.

İnsanlar yarınlarını göremiyorlar, yatırımcı önünü göremiyor, çiftçi üretmekten neredeyse vazgeçiyor. Gençler bavullarını alıp ‘Acaba yurt dışına gidersem daha mı iyi yaşarım?’ diyor.”

Sendikalaştıkları gerekçesiyle işten çıkarıldığını söylediği işçilere de değinen Kılıçdaroğlu, sendika kurmanın anayasal bir hak olduğunu ve işçilerin bu haklarının korunması gerektiğini belirtti.

“Hiçbir propaganda mutfaktaki yangını gizleyemez”

Türkiye’nin sorununun ülkenin kendisi değil, yönetim anlayışı olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, hesap vermeyen bir yönetim bulunduğunu söyledi:

“Sorun Türkiye değil, Türkiye’nin yönetilmesidir. Yanlış yönetiliyor. Hesap vermeyen bir yönetim var. Siyasetçiler ve yöneticiler hesap vermeyi onurlu bir görev kabul etmelidir.

Bu ülkedeki en büyük eksiklik doğru ve ahlaklı yönetimin olmamasıdır. Milletin iradesinden daha güçlü bir irade yoktur.

Hiçbir propaganda mutfaktaki yangını kapatamaz, gizleyemez. Bu yangın devam ediyor ve herkes bunu biliyor.”

“Hep beraber soygun düzenini bitireceğiz”

Konuşmasının sonunda CHP kadrolarına birlikte mücadele etme çağrısı yapan Kılıçdaroğlu, Türkiye’ye yeniden adalet ve huzur getireceklerini söyledi:

“Biz hep birlikte Cumhuriyet Halk Partililer olarak, halkın neferi olarak; engellinin, köylünün, işçinin, sanayicinin, üretenlerin, ahlaklı insanların ve gençlerin neferi olarak yola çıkacağız.

Türkiye’yi yeniden aydınlık, huzur içinde yaşayan bir ülke yapacağız. Hep beraber bu ülkeyi ayağa kaldıracağız. Hep beraber adaleti getireceğiz. Hep beraber soygun düzenini bitireceğiz.”

Kaynak: Cumhuriyet Halk Partisi – chp.org.tr